Biliyorsununuz… Vücudunuzu transforme ederken, egzersizler madalyonun bir yüzü ise, beslenme de (en az onun kadar, muhtemelen de daha önemli) madalyonun diğer yüzü. İşte bu yazıda, özellikle beslenmeye dair belki de doğru bildiğiniz yanlışları açıklıyoruz. Yanlışı: Meyveden uzak durun! Tamamen şeker deposu! Doğrusu: Sağolsun bu görüş Canan Karatay Hoca’dan sonra oldukça popülerleşti. Çoğu meyvenin şeker ve karbonhidrat yönünden zengin olduğu doğru. Ama aynı zamanda vitamin ve mineral yönünden de zenginler. Ve daha da önemlisi fiber, yani lif kaynağı olmaları, ki bu özelliği meyvelerdeki şekerin emilimini oldukça yavaşlatarak, onu bir “cheesecake”ten farklı kılmaktadır! Açıkçası biz bu güne kadar, çok muz ya da ananas yediği için şişman olan birine rastlamadık. Yani, tatlı krizlerinizi bir meyve ile bastırmak, hala en iyi çözümlerden biri. Yanlışı: Her zaman “yağsız / fat-free” ürünleri tercih edin! Doğrusu: İşlenmiş ürünler daha az yağlı, daha az tuzlu ya da popüler deyimiyle “diyet” yapılmak adına, olması...
Yanlışı… Doğrusu…
